Evde prematüre bebek bakımı

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Oy Verilmemiş)
28 Ağu 2017 Yazılar

Bebekler anne karnında sabit ısıda, steril ve dış ortama göre gürültüsüz ve güvenli bir ortamda yaşarken, doğumla birlikte ısısı farklı, steril olmayan, gürültülü ve fazla aydınlık bir ortama gelirler. Bütün bebekler doğum sonrası yeni ortamlarına uyum sağlamakta güçlük çekerler ancak prematüre bebekler, erken doğuma bağlı birtakım sistemlerinin iyi gelişmemiş olması ve doğar doğmaz annenin güvenli ortamından faydalanamadıkları için daha fazla zorlanırlar. Bu yüzden prematüre bebekler özel bakıma ihtiyaç duymaktadır.

Hastanede, özel tasarlanmış küvözde geçen birkaç hafta ve gözlem odasında anne baba ile geçirilen günlerden sonra prematüre bebek, vücut sıcaklığını koruması, beslenebilir ve kilo alır durumda olması, apne yani solunum düzensizliği yaşamaması durumunda eve taburcu olur. Prematüre bebeğin özel durumu işte bu konularda evde özel bakım almasını gerektirir.

Birçok araştırma, anne ve baba ile bebek arasındaki ten tene temasın prematüre bebek bakımında çok önemli olduğunu göstermekte, bebeğin vücut ısısını dengelemesinde, solunumu, kilo artışı ve davranışsal durumları üzerinde destekleyici olduğunu göstermektedir. Ten temasının annede ise süt temini artırmak ve lohsalık sendromunu hafifletmek gibi faydaları vardır.

Bebeğin vücut ısısı nasıl korunur?

Prematüre bebeklerde cilt altı yağ tabakaları olgunlaşmadığı için vücut ısının düşmesi gözlenebilir. Bu nedenle zamanında doğan bebeklere göre daha çabuk üşürler. Bebeğin vücut ısısının korunması için uygun ortam sıcaklığının sağlanması, oda sıcaklığının 24 -25 derecede sabit tutulması ve takip edilmesi, alınan kıyafetlerin uygun boyutta olması ve vücutlarının her yerini sarması gerekmektedir. Bu sağlanamıyorsa prematüre kendini ısıtmak için daha fazla enerji kullanacak, bu da büyüme hızını yavaşlatarak farklı problemlerin oluşmasına neden olacaktır. Vücut ısısı en kolay koltuk altından bir derece ile ölçülür ve 36.5-37 derece olması idealdir.

Prematüre bebeğin beslenmesi

Dünya Sağlık Örgütü 2 yaşına kadar tüm bebeklere anne sütü verilmesini önermektedir. Emme ve yutma fonksiyonlarını yeni yeni sağlamaya başlayan prematüre bebekler için de en iyi besin anne sütüdür ancak doğum ağırlığı 2 kg’dan daha düşük olan bebekler bir süre daha zenginleştirilmiş anne sütü veya prematüreler için hazırlanmış özel mamalar ile beslenebilirler.  Hedef yenidoğanın günde ortalama 20-30 gr kilo almasıdır.

Prematürenin gerek hastanede yattığı dönemde gerekse taburcu olduktan sonraki beslenmesi yalnızca besin ihtiyaçlarının karşılanması anlamına gelmez. Bu dönemdeki beslenme şekli, onun tüm yaşamını etkileyebilecek özelliklere sahiptir. Bebeğe kalori ile diğer besin elemanlarının uygun şekilde verilmesi bebeğin beyin gelişimi ile bağırsak ve endokrin fonksiyonların gelişimini etkileyebildiği gibi erişkin yaşta karşılaşabileceği şişmanlık, ateroskleroz, hipertansiyon ve allerji gibi çok değişik sorunların ortaya çıkmasını da etkileyebilir. Bu nedenle, bebeklerin doğru zamanda doğru şekilde beslemesi önem kazanır.

Beslerken dikkat edilmesi gerekenler:

  • Prematüre bebeklerin başta beslenme olmak üzere dış uyaranlara karşı daha efor sarf etmeleri gerektiğinden çabuk yorulurlar ve bu nedenle sık sık mola verilmelidir.
  • Prematüre bebeğinizi beslemeye başlamadan önce tamamen uyanık olduğundan emin olun. Dikkatini dağıtmayacak sessiz bir ortam seçmelisiniz.
  • Beslenme refleksinin gelişmesi için bebeğinize zaman tanımalı ve sabırlı olmalısınız.
  • Besleme esnasında bebeğin başını 45 derece açı ile tutmak ve biberon emziğinin akış hızını ayarlamak gerekmektedir.
  • Beslenme süresini 30 dakikayı geçmeyecek şekilde ayarlayınız. Besleme ne kadar uzarsa öğün sayısı o kadar azalır. Kilo kaybı o kadar da fazla olur.
  • Bebeğinizi beslenme sonrası sağ veya sol yan yana yatırınız. Başı vücutla beraber %10 dereceye kadar dikleştirmede fayda vardır. Aspirasyon beslenme sonralarında çok sık görülen bir komplikasyondur.
  • Beslenme sona erdikten sonra ve aralarında bebeğinizi dik pozisyonda, omzunuzda dinlendirmelisiniz. Bu şekilde onun sindirimine yardımcı olurken ve kusmasını da önlemiş olursunuz.

Beslenme problemleri

Prematüre bebeklerde beslenme problemlerine daha sık rastlanır. Bu sorunların çoğu hemen doğum sonrası dönemde görülmekle beraber emme ve yutma sorunları uzun süre devam edebilir. Eğer bebek ilk önce aktif emip daha sonra uyku haline geçiyorsa bebeğin gazının olabileceği düşünülmeli, uygun pozisyonda gazını çıkartmaya çalışılmalıdır. Prematüre bebeklerin çene kasları tam olarak gelişmediği için emme işlemi esnasında çok çabuk yorularak uyku fazına geçebilirler. Bu nedenle özellikle biberon ile beslerken parmağınızla çeneden destek sağlayarak bebeğinize yardımcı olabilirsiniz.

Prematüre bebeğin solunumunun durması halinde ne yapılmalı?
Prematüre bebeklerde sık görülen solunum durması, beynin yeterli olgunluğa ulaşamamış olması ve göğüs kafesi kaslarının kuvvetsizliğinden meydana gelmektedir. 5 saniyeden daha kısa ve kendiliğinden düzelen solunum durmaları fizyolojiktir. 10 saniyeden daha uzun ve bebeğin dudaklarında morarma ve halsizlik yapan solunum durması halinde uyarı verilmesi ve hemen doktora başvurulması gerekir

Bebeğin uyku düzeni nasıl olmalı?

Uyku bir bebeğin gelişimi için beslenme kadar önemlidir. Araştırmalar, bir bebeğin hayatının ilk 3 yılında kaliteli ve kesintisiz uyumasının beyinsel ve biyolojik gelişimine önemli katkıda bulunduğunu göstermektedir. Bebekler sıfır uyku bilinciyle dünyaya gelirler ve siz nasıl uyumayı öğretirseniz onu öğrenirler bu yüzden özellikle yenidoğan döneminde doğru uyku alışkanlığı geliştirmek ve devam ettirmek önemlidir.

Prematüre bebekler uykuya çok meyillidirler. Özellikle beslenmeye ayrılan süre ne kadar çok uzarsa o kadar bebeğin yorulmasından dolayı uykuya meyili artacaktır. Bu nedenle beslenmede harcanan süreye dikkat edilmeli, beslenme ve uyku düzenleri iyi ayarlanmalıdır.

Uykusu geldiğinde yatağına koyun

Bebeğinizi uyanık ama uykusu geldiğinde yatağa koymanız önemlidir. Kucağınızda uyutup yatağına koymak yerine gözlerini henüz kapamamışken ama uykuluyken yatağına koyunuz. Yatağında gözlerini kapayan bebeğin uyandığında uykuya geri dönmesi de kolay olur. Kucağınızda uyuyan bir bebek uyanınca da tekrar kucağınızda olmak isteyecektir çünkü gözlerini orda kapamıştır bir anda kendini yatakta bulmak onun için korkutucu olabilir.

Eğer onu kucağınızda, sallayarak ya da emerek uyumaya alıştırırsanız ilerleyen dönemlerde uykuya geçmek için bunları talep etmesi doğal olacaktır. Uykusu geldiğinde bebeğinizi salıncak, puset, araba koltuğu, sıcacık kollarınız yerine yatağında uyumaya alıştırın. Uykulu ama uyanıkken yatağa koyun ve küçük küçük dokunuşlarla uyutmaya alıştırın. Başlarda bu kolay olmayabilir ama zamanla ona doğru uyumayı öğreteceksinizdir. Sabırlı ve kararlı olmanız çok önemlidir.

Bebeğiniz için doğru uyku ortamını oluşturun

Uyku ortamının doğru olması bebeğin uyku kalitesini yakından ilgilendirir. Odasının sade ve onu çok yorucu olmamasına dikkat edin. Oyuncaklarla dolu, haddinden fazla renkli bir oda uykuya geçmeyi zorlaştıracak ve bebeğinizi fazlasıyla uyaracaktır. Ayrıca odanın gündüz saatlerinde dahi loş olması uzun ve çabuk uyuması için önemlidir.

Bebeğinizin neden uyandığını bilmek ve ihtiyaçlarını bunun doğrultusunda gidermek önemlidir. Altı ıslandığı, üşüdüğü veya sıcaktan rahatsız olduğu için uyanan ve ağlayan bir bebeği emzirirseniz büyük ihtimal sıkıntısını gideremeyecek ve uykuya geçirmek için yanlış bir yol izlemiş olacaksınız. Bebeğinizin her ağlama sebebi açlık olmayabilir.

Ayrıca ilk 6 aydan sonra bebeğinizin kesintisiz ve desteksiz uyuyabilir. Prematüre bebeklerde aylara göre ihtiyacı olan uyku süreleri hesaplanırken erken doğduğu süre ayından çıkartılmalıdır. Örneğin 1 ay erken doğan bebek eğer 9 aylıksa uyku süreleri 8 aylık bir bebeğe göre düşünülmelidir.

Büyüme hormonu uyku safhasında salgılanır. Bu nedenle bebek uyurken itinalı davranılmalıdır. Bunun yanında oda lambasının ayarlanır olması bebeğin gece gündüzü ayırt etmesi açısından faydalı olacaktır. Gündüzleri daha hareketli bir yaşamdan geceleri uyku ve sessizliğe geçiş bebeğin ev ortamına adaptasyonu yönünden önemlidir.

Bebeğin yatma düzeni nasıl olmalıdır?

Bebeğin içine gömülme olasılığını ortadan kaldırmak için yatağın orta sert ve sert olması sağlanmalıdır. Bebeğin etrafındaki koruma yastıkları ve oyuncaklar yumuşak malzemeden seçilmelidir. Ayrıca delikli battaniyeler tercih edilerek bebeğin boğulma riski minimize edilmelidir.

“Ani Bebek Ölümü Sendromu” prematürelerde daha sık görüldüğü için yatış pozisyonuna çok dikkat edilmelidir. Bebekler için en uygun uyuma pozisyonu sırtüstüdür. Ayrıca başlarında kalıcı şekil bozukluklarına sebep olmamak için bebeğin yatış pozisyonunun her 3-4 saatte bir değiştirilmesi ayrıca önem taşımaktadır.

Bebeğinize banyo yaptırırken nelere dikkat etmelisiniz?

Yenidoğan bebek banyosu için en uygun su sıcaklığı 37°C’dir. Bu sıcaklıkta hazırlanan banyolarda bebeğin cilt pH’ına uygun yıkama losyon ve şampuanları tercih edilmelidir. Haftada 2-3 kereden fazla yıkamak ciltlerinde kuruma ve pullanmaya neden olabilir.

Hijyen ve sağlık

Bebeğiniz, zayıf bağışıklık sistemi nedeniyle enfeksiyonlar karşısında daha yüksek risk altındadır bu sebeple onu evden çıkaracağınız zaman daha dikkatli olmalı, sizi ziyarete gelenleri özellikle de okul çağı çocukları bu konuda uyarmalısınız. Özellikle grip mevsiminde daha temkinli davranmalısınız. Bebekler genellikle ortalama 6–7 aylıktan itibaren kendi savunma faktörlerini oluşturmaya başlarlar, bu yüzden enfeksiyonlar açısından ilk 6–7 ay hatta ilk 1 yıl özel dikkat gerektirirler.

Bebeğinize dokunacak herkesin ellerini yıkaması hususunda onları uyarmalısınız. Bebeğinizin etrafında asla sigara içilmesine izin vermeyin. Tüm bebekler için geçerli olan bu kural, solunum yolları daha da hassas olan bebeğiniz için büyük önem taşıyor. Bebeğinizi ziyarete gelen kişi sigarasını evin dışında içmiş olsa dahi kıyafetlerine, ellerine yerleşen zehirli maddeleri üzerlerinde uzun bir süre taşıyorlar.

Odasında oyuncak bulundurulacak ise; oyuncakların yıkanabilen, toz tutmayan ve tüysüz olmasına dikkat edilmelidir.

El temizliği enfeksiyon kontrolünde birinci basamaktır. Bebeğe dokunmadan evvel, alt temizliği sonrası el temizliğine özen gösterilmelidir. Tırnakların kısa kesilmesi ve mümkün olduğunca takı takılmaması yine enfeksiyon açısından önemlidir.

Cilt bakımı ve alt bakımı

Bütün yenidoğanların olduğu gibi prematürelerin de cildi hassas ve narindir. Özellikle prematürelerde kulak gibi kıkırdak dokuların olduğu bölümler olgunlaşmadığı için sağ veya sol yan yatırıldığında uzun süre pozisyon değiştirilmemesine bağlı olarak kulaklarda yapışkanlıklar, nekrozlar oluşabilir. Yine pozisyonel olarak baş bölgesinde düzleşmeler görülebilir. Bu nedenle 3 saat ara ile pozisyon değiştirmede, hassas bölgelerine havlu, pet gibi malzemelerle desteklemekte fayda görülecektir.

Gözlerde yapışkanlıklar, çapaklanmalar ve hatta akıntılar görülebilir. Göz bakımı steril su ile yapılabilir ancak bir göz için kullanılan gazlı bez enfeksiyon riskinden dolayı  diğer gözde kullanılmamalıdır. Eğer  gözlerde ödem, kızarıklık ve sarımtırak akıntı varsa bu enfeksiyon olduğunu gösterebilir.

Ağız bakımında yine steril su kullanabilirsiniz. Bebeğinizin damaklarda, dil üstünde beyaz partiküller olup olmadığına dikkat ediniz. Böyle bir durumda serçe parmağınıza gazlı bez sarıp pamukçuk olan bölgeyi steril su ile kazıma tarzında temizlemeniz önerilecektir.

Bebeğin alt bezinin uygun sıcaklıkta değişmesi ve temizliğin sağlanması çok önemlidir. Bebeğin alt bakımı su ve pamuk ile yapılmalı ve eğer pişik oluşumu yoksa krem kullanılmamalıdır. Sadece idrarlı olsa bile 3-4 saat aralıklarla mutlaka bez değişimi yapılmalıdır.

Beceri gelişimi

Bebeğinizin erken beceri gelişim işaretlerinden bazıları, gülümseme ve daha uzun süre odaklanabilmektir.

2 yaşına kadar bebeğinizin zihinsel ve fiziksel gelişimini düzeltilmiş yaş hesabına göre dikkate alın. Prematüre bebeklerin büyümeleri değerlendirilirken düzeltilmiş yaşları kullanılmalıdır. Düzeltilmiş yaş bebeğin kronolojik yaşından bebek kaç ay erken doğduysa o kadar sürenin çıkarılmasıyla hesaplanır.

Bebeğiniz yüzünüze bakmayı ve sesini duymayı sever. Ama çok yakınındayken konuşmanız onun hem sese hem de görüntüye odaklanması onun için yorucu olacağından ağlamaya başlayabilir.

Bebeğinizin yüz mimiklerinden onun nasıl hissettiğini ve stres belirtilerini daha iyi anlayabilirsiniz. Eğer stres nedeniyle kızarıyorsa ya da yüzünü başka yöne çeviriyorsa, bebeğinizin molaya ihtiyacı vardır.

 

*Bu yazı alanda çalışan uzmanların katkıları ve çeşitli makalelerden yapılan alıntılardan derlenmiştir. Bu sitede verilen bilgiler hiçbir şekilde hekim tavsiyesinin yerini alamaz. Bebeğinizde beklenmedik bir davranış veya rahatsızlık belirtisi gözlemlerseniz, lütfen doktorunuza danışın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar *

Arama
+